Subscribe Twitter

30 Eylül 2009 Çarşamba

KALEDE RÜŞTÜ KENARDA DENİZLİ !!!



Beşiktaş şampiyonlar liginde ki 2. maçından da mağlup ayrıldı.Siyah beyazlı ekip deplasmanda karşılaştığı CSK MOSKOVA'ya 2-1 mağlup oldu.
Şampiyonluk yarışından yavaş yavaş uzaklaşan kara kartal devler liginde de kötü gidişini sürdürerek "istikrarlı" bir performans sergilemeye devam ediyolarlar.Kalede Rüştü'nün yaptığı hatalar yeter artık dedirtti, nitekim İlker Yasin'de ikinci golden sonra " Rüştü iyi kaleci türk futboluna çok şeyler verdi ama galiba yerini artık gençlere vermesi lazım" dedi.


Kenarda da Mustafa Denizli yenilmek için herşeyi yaptı daha doğrusu kazanmak için hiç birşey yapmadı.Maç sonrası ise alışık olduğumuz bir Denizli vardı herşeye rağmen pozitif olup "gerçek Beşiktai'ı ilerde göreceksiniz"diyordu.Pozitiflik tabi ki iyi birşey ama herşeyin abartısı zarar diye boşuna dememişler.Mustafa hoca bence "yeter artık" sen Beşiktaş'ı bırakta gel bizim gibi dışardan izle ilerde ki Beşiktaş'ı !!!

28 Eylül 2009 Pazartesi

İKİ NA MAĞLUP HALEN NA MAĞLUP


Dün gece iki na mağlup takım Ali Sami Yen'de karşı karşıya geldi.Bir tarafta bu sene harikalar yaratan Galatasaray,diğer tarafta anadolunun kralı Eses.
Maçın mutlak favorisi Galatasaray'dı.Maç başladıgında da bunu çok net görebiliyorduk,aslan bastırıyo kırmızı şimşekler durdurmaya çalısıyordu.Ama buna rağmen Galatasaray Nonda ile 1-0 önde kapattılar ilk yarıyı.İkinci yarıda ise daha akıllı oynayan bir Eskişehirspor vardı daha önce basmaya çalısan rakibin kanatlarını daha iyi durduranve topa daha iyi hakim olan bir Eskişehirspor.Nitekim bu oyun Eskişehir'e golüde getirti Mehmet Yılmaz skoru eşitledi ve maçın skurunu belirledi.
Galatasaray bu sene ki resmi maçlarda ikinci beraberliğini aldı ve liderliği ezeli rakibine bıraktı.Eskişehir'de hem Galatasaray'dan alınan bir puana sevinirklen hemde 7 haftadır yenilgi yüzü görmediğine seviniyor ve galiba eski ESES fırınası Türkiye'de yeniden esmeye başlıyor..

26 Eylül 2009 Cumartesi

NE OLACAK BU LİDERİN HALİ !


Turkcell süper lig'de Fenerbahçe yoluna kayıpsız devam ediyor.Fenerbahçe deplasmanda Antalyaspor'u Kazım ve Semih'in golleriyle 2-1 galip geldi.
Sarı kanaryalar 7'de 7 yaparak puanını 21'e çıkardı ama hala bir çok fenerli bundan memnun değil.En son 45 yıl önce kendisi kırdığı egale eden Fenerbahçe'de halen NE OLACAK BU TAKIMIN HALİ soruları duyuluyor.Şu anda bu takımın yerinde olmak isteyen kaç takım varken nedir bizdeki bu açgözlülük?
Herşeyi bi kenera bırakıp sadece bu maça bakacak olursak bile Fener taraftarının mutlu olması gerek.Her ne kadar galibiyet dakika 90'da gelmiş olsa da maç boyunca üsütn olan taraf fenerbahçe'ydi.Dİrekten dönen 3 top Guiza'nın kaçırdığı iki net pozisyon Cristian ve Alex'in şutları derken sayısız gol fırsatından yararlanamadılar.
Kazım için de ayrı bir parentez açmak istiyorum.Eski Kazım olsa geçen haftaki olaydan dolayı küserdi.Ama Kazım bu sefer tam tersi daha da hırslanıp Fenerbahçe'nin en golcü iki isminden biri olmayı başardı.

18 Eylül 2009 Cuma

FENER "DÜŞ"TÜ


Fenerbahçe UEFA AVRUPA LİGİNE mağlubiyet ile başladı.Hemde kendi seyircisi önünde, öyle M.UTD'ye falan da değil.Hollanda'nın sıradan bir takımına 2-1 mağlup oldu.Ligde gördüğümüz oyundan eser yok,bu sene alışık olduğumuz mücadeleden yoksun bir Fenerbahçe vardı sahada.Peki şimdi ne olcak?
Fenerbahçe bu gruptan çıkacak bundan hiç şüphemiz yok( en azından buna inanıyorum).
Ama bu mağlubiyeti unutturması lazım bunun içinde deplasman maçlarından en az 7 puan alması şart.Şimdi sırada 1 Ekim'de ki Sherif deplasmanı var burdan esinlikle galibiyet şart,ki zaten bu maçıda kazanamasa hiç devam etmesin kendi isteğiyle biz çek,li,yoruz desinler.Şakayı bırakıyorum bi kenara bundan sonra 5'te 5 yapmak lazım ki bu yenilgi unutulsun gitsin.

17 Eylül 2009 Perşembe

DÜŞLER SAHNESİ


DÜŞLER SAHNESİNDEYİZ ve bu sahnede iki türk takımımız var.
Fenerbahçe ve Galatasaray bugün UEFA AVRUPA LİGİN'de ilk maçlarına çıkacaklar.
Fenerbahçe sahasında Twente'yi ağırlarken Galatasaray Panathinaikos deplasmanına çıkacak.Twente geçen sene iyi bir performans sergileyerek ligi 2.sırada bitirip Psv,Ajax gibi ekiplerinin üstünde yer aldı.Hollanda ekibi bu sene müthiş bir performans sergiliyorlar.Kırmızı beyazlı ekip bu sene oynadığı son 15 resmi maçta 12 galibiyet 3 beraberlik aldı.
Galatasaray'ın rakibi Panathinaikos'ta Twente gibi kendi liginde bu sene çok iyi bir başlangıç yaptı.Yeşil beyazlılar lige 3'te 3 yaparak ligde eliderlik koltuğuna oturdular.
İki maça baktıgımızda Fenerbahçe maçın favorisi tabi Twente'yi yabana atmıyorum.Sion ve Honved'ten iyi oldukları kesin,bunun için Fenerbahçe'nin bu maçta biraz daha efor sarvetmesi gerekecek.
Galatasaray'ın işi Fenerbahçe'ye göre daha zor olacak.Galatasaray ateşli yunan taraftarının öünüden galibiyet alması demek grubu daha ilk maçta bitirmesi demek.Tabi Galatasaray 3 puan almak zorunda değil.Sarı kırmızılılar komşudan 3 puanla dönse bile çok büyük bir avanta elde etmiş olacak.

15 Eylül 2009 Salı

ALEX Mİ ? X Mİ ?


Fenerbahçe 5.haftayı da boş geçedi ve 5'te 5 yaparak puanını 15 yaptı.Fenerbahçe Bursaspor'u Alex'in attığı golle 1-0 mağluğ etti.
Bu maçı izledikten sonra Alex'in ne kadar "BÜYÜK İNSAN" olduğunu anladım.
Alex yıllardır Türkiye'ye gelen bütün oyun kurucularıyla kıyaslandı :

> Alex'mi Hagı'mi ?
> Alex'mi Delgado'mu ?
> Alex'mi Ricardınhomu ?
> Alex'mi Lınclon'mu ?
> Alex mi Tabata'mı ? ( bunu bile demeye başladıalar )


Oturup bir daha akıllıca bi düşünelim.Hangi orta saha oyuncusu 107 gol atıp 110 asist yaptı.Ha şimdi diceksiniz ki Alex 5 yıldır burda digerleri 2-3 sene kaldı en fazla.Madem öyle Alex'in gol ve asist sayınını bölüm bakalım 5'e ; ortalama 20 gol ve bi o kadarda asist çıkıyor.
Ve biliyoruz ki bunlar son değil.Daha Elano,Arda,Keıta,Kewell,Yusuf başta olmak üzere Türkiyeye gelicek her yıldızla kıyaslıcaklar ama sonuça varacaklarını sanmam.
Bazılarının dediği HİÇ KOŞMAYAN ALEX ! bu kadar iş yapıyorsa varsın koşmasın.Eğer koşarsa demekki haksız rekabete yol açacak.

13 Eylül 2009 Pazar

HELE ŞÜKÜR TRABZON VARMIŞ!



Lige deplasmanda Sivasspor'u 2-1 yenerek başlayan ve o günden itibaren galibiyete hasret kalan Trabzonspor ikinci galibiyetini yine deplasmanda aldı.Trabzonspor deplasmanda Belediye'yi 6-1 gibi fdarklı bi skor ile geçti.Trabzon'un gollerini Egemen (3) Umut (2) ve Gökhan Ünal kaydetti.


Trabzon insanı hariç herkez trabzon taraftarının takımına kötü etkisi olduğunu bilir.Her ne kadar trabzonlu bunu inkar edip kızsada bu sene bir kez daha görüyoruz ki Trabzonspor deplasmanda daha rahat oynuyor.Bunun nedeni de bence Trabzonlu futoblcular şehirde baskı altında kalıyor ve bu onların maçı rahat düşünmesini ve maça rahat çıkmasını engelliyor.Sounç olarak Trabzonspor iyi bi galibiyet alarak taraftarına bayram hediyesi verdi.Ama Trabzon da herşey bitti artık güneş doğdu diyemiyeceğim bu galibiyet sadece Hugo Broos'un takımda biraz daha kalmasını sağladı ( 4-5 hafta kadar ).


RÜŞTÜ'NÜN BAYRAM HEDİYESİ

Super lig'in 5.haftasında Galatasaray evinde Beşiktaş'ı ağırladı.Galatasaray çokta üstün oynamadığı maçı Rüştü sayesinde 3-0 gibi net bir skorla kazandı.
Maç öncesi mutlak favori Galatasaray'dı ( her ne kadar ben Beşiktaş'a çifte şans oynamış olsamda).Çünkü hem kendi sahasındaydı yani taraftar avantajı vardı hemde yıldızları vardı. Ama Beşiktaş'ın mutlak kazanması lazımdı çünkü şampiyonluk yarışında ağır bir darbe alabilirdi,Beşiktaş bu sene sadece evinde Antalyaspor'u yenmiş onun dışında 3 beraberliği bulunuyorudu.Beşiktaş İşte bu baskılar altında sahayaçıktı.Galatasaray ise rahattı.Çünkü lige 4'te 4 gibi muthiş bi başlangıç yapmıştı.
Ama bunun adı da derbiyi hiçbir zaman kazananı önceden belli olmayan,favorinin genelde kaybettiği, 3 ihtimalli olan maçtı.Yani Beşiktaş'ın burdan puan alması imkansız değildi.
Fakat maça hızlı başlayan Galatasaray daha maçın başında buldupu golle Beşiktaş'ın hayellerini suya düşürdü.Daha sonraki dakikalarda maç düşük tempoda oynandı.İkinci golü de bulduktan sonra Galatasaray iyi ce rahatladı.İkinci yarıda ise Beşiktaş üstünlüğü olduğunu söyleyebiliriz.Özelikle Serdar Özkan'la çok rahat pozisyonlar yakalasada bunların hiç birinden yararlanamadı.Galtasaray oyundan artık tamamen düştüğü dakikalarda sahneye yine Rüştü çıktı ve yaptığı inanılmaz hata ile durumun 3-0 olmasını sağladı.
Bu skor ile beraber Galatasaray maç fazlasıyla liderliğe oturdu ve şampiyonluğun en büyük adayı olduğunu gösterdi.

SON KURBAN İSPANYA 63-60




Polonya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda D Grubu'nu yenilgisiz lider olarak bitiren A Milli Takımımız, ikinci tur F Grubu ilk maçında karşılaştığı son Dünya Şampiyonu İspanya’yı 63-60 mağlup ederek galibiyet serisini sürdürdü. A Milli Takım, ikinci maçını 14 Eylül Pazartesi günü Sırbistan ile 22:00’de yapacak.

A Milli Takım mücadeleye Kerem Tunçeri, Ömer Onan, Hidayet Türkoğlu, Ersan İlyasova ve Ömer Aşık ilk beşi ile başladı.

İlk hücum şanı A Milli Takımın olurken ilk sayı Kerem Tunçeri’den geldi. İspanya ise bu sayıya Fernandez’in turnikesiyle karşılık verdi. İlk dakikalarda etkili olan İspanyollar, Rubio’nun 3 sayısı ile skoru 4-7 yaptı. Milliler ise bu sayılara Ömer Aşık’ın smaç basketiyle cevap verdi. Hidayetin asistini baskete çeviren Ömer Aşık, Ay Yıldızlı ekibimizi skorda öne geçirdi (8-7). Reyes ve Fernandez ile hücumda etkili olmaya devam eden İspanya son beş dakikaya girilirken Pau Gasol’un da basketiyle farkı 4 sayıya çıkardı ve skor 8-12 oldu. A Milli Takım skordaki sessizliğini Kerem Tunçeri’nin 3 sayılık basketiyle bozdu. Hücum ribaundunu alan Ömer Aşık, son 3 dakikaya girilirken bulduğu basketle farkı 1 sayıya indirdi (13-14). Pau Gasol’un savunmasını geçen Ömer Aşık, smaç basketiyle farkı yeniden 1 sayıya indirirken Fernandez’in faulu sonrasında Semih Erden’in basketiyle maçta 17-16 üstünlüğü ele geçirdik. Periyodun sonlarına doğru iki ekipte üst üste sayılar üretirken ilk periyot 20-22 İspanya’nın üstünlüğü ile tamamlandı.



İkinci periyoda İspanya Pau ve Marc Gasol’un basketleriyle başladı. Hücumlardan boş dönen Milliler, savunmada da İspanyolları durduramayınca 12. Dakikada skor 20-27 oldu. Bu periyottaki ilk sayı Ender Arslan ile gelirken Ersan’ın da basketiyle fark 3 sayıya indi (24-27). Hücumdaki etkisi arttıran Ay Yıldızlı ekibimiz Ömer Aşık’ın basketiyle rakibi ile arasındaki farkı 1 sayıya kadar indirdi ve skoru 26-27 yaptı. Üst üste boş atışlar yapan İspanya skor üretemezken suskunluğunu Pau Gasol ile bozdu. A Milliler ise rakibine Hidayet Türkoğlu ile cevap verdi. Mücadelede son 3 dakika 20 saniyeye ise İspanya, 28-31 üstün girdi. Ömer Aşık ile farkı 1 sayıya indiren Ay Yıldızlı ekibimiz Kerem Tunçeri’nin de 3 sayılık basketiyle maçta üstünlüğü yakaladı (33-31). A Milli Takım periyodun bitmesine 3 saniye kala attığı 3 sayılık basketle ilk devreyi de 36-34 önde kapadı.
İkinci devreye iki ekipte basketler kaçırarak başladı. Bu periyottaki ilk basket Kerem Tunçeri’nin 3 sayılık basketiyle geldi. Navarro ile de İspanya ilk sayısını elde etti. Pau Gasol’un da pota altından bulduğu sayı ile İspanyollar farkı 1 sayıya indirdi (39-38). İspanya yine Navarro’nun 3 sayısı ile maçta üstünlüğü ele geçirdi ve skor 39-40 oldu. Üst üste hücumlardan boş dönen Milliler sayı üretemezken savunmada da etkili olamayınca İspanya üstünlüğünü sürdürdü. A Milli Takım uzun süren sessizliğini Ersan İlyasova ile bozarken son 4 dakika 41 saniyeye girildiğinde skoru 42-43 yaptı. Ay Yıldızlı ekibimiz Sinan Güler’in de basketiyle maçta 44-43 öne geçti. Pau Gasol’un teknik faul almasının ardından, Ersan İlyasova ile faul atışları kullanan Milliler skoru 46-43’e getirdi. Toparlanan İspanya ise dış atışlarla farkı eritti ve farkı 1 sayıya indirse de A Milli Takım son periyoda 1 sayı farkla 49-48 üstün girdi.

Son periyotta iki ekipte basketler kaçırarak başladı. İlk sayı İspanya’dan Reyes’in faul atışlarından bulduğubasketlerle geldi ve skorda öne geçti. A Milli Takım ise ilk basketine Semih Erden ile ulaştı. Ay Yıldızlı ekibimiz Engin Atsür’ün 3 sayılık basketiyle skoru 53-50 yaptı. Son 6 dakika 25 saniyeye Milliler 55-53’lük skorla üstün girdi. Pota altında büyük mücadelenin yaşandığı maçta Semih, Pau Gasol’a blok yapmasına rağmen, Pau Gasol bulduğu sayı ile skoru eşitledi (55-55). Nefesleri kesen maçta Ay Yıldızlılar son 3 dakikaya 57-56 üstün girdi. Hidayet’in müthiş asistini sayıya çeviren Semih Erden farkı ad 3 sayıya çıkardı (59-56). Pau Gasol’un faul atışlarından bulduğu sayılarla İspanya farkı 1 sayıya indirdi. Nefesleri kesen maçta son 1 dakikaya girilirken İspanyollar farkı 1 sayıya indirdi (61-60). Son hücum da İspanya’da Llul’a blok yapan Ömer Aşık ile rakibini durduran A Milliler, Semih Erden’in de bitime 2 saniye kala faul atışlarından bulduğu basketlerle farkı 3 sayıya çıkardı ve Ay Yıldızlı ekibimiz maçtan da 63-60 galip ayrıldık.

11 Eylül 2009 Cuma

MUCİZENİN ÖTESİNDE!




Bosna-Hersek beraberliğinden sonra işimiz artık mucizelere hatta daha ötesine kaldı.Galiba bu dünya kupasını da evden izleyecez.Ama bunu tek sorumlusu biziz.Bosna-Hersek ile deplasmanda berabere kalabilirsin bunun için millileri suçlamıyorum Bosna iyi bir takım özelikle hücum hattı çok iyi.Ama işi bu noktaya getirdiği için millilere kızmamak elde değil.


Sahamızda aldığımız Belçika beraberliği ile deplasmanda aldığımız Estonya beraberlikleri bizi dünya kupasından etti.


Hala bi şansızımız yokmu? Var tabi matematiksel olarak.Ya Bosna iki maçta 1 puan alacak bizde iki maçı kazanıp Play off 'a gideceğiz.Ya da Bosna iki maçta 2 puan alacak bizde iki maçta 10 gol atıp play off ' a gideceğiz.Söz konusu futbol top ta yuvarlak olunca herşey olur.Yani bizim de ufakta olsa hala bir şansımız var ama bu şans KAF DAĞININ ARKASINDA!

5 Eylül 2009 Cumartesi

TÜRKİYE EKOLÜ !


Mill takım Kayseri KADİR HAS stadında ağırladığı Estonya'yı 4-2 mağlup etti.
Hemde Türkiye gibi oynayarak yendi.Hep deriz ya Almanya ekolü,İngiliz ekolü,Brezilya ekolü vs.
galiba artık bizim de bir tarzımız bir ekolümüz var.Ama bu ekol diğer takımlar gibi sistem üzerine kurulu bi ekol değil.Bu ekol geriden maç çevirme ekolü.
EURO 2008'de edindiğimiz bu alışkanlık halen devam ediyor.Sahamızda dünya sıralamasında ilk 100 de bulunmayan Estonya ile oynadığımız maçta bile ilk golü yiyoruz sonra coşuyoruz.Aslında bakarsanız böyle daha keyifli,daha heyecanlı oluyor ama bi gün final niteliği taşıyan bir maçta golü yerde çeviremesek çok pis içimizde patlıyacak.Bu yüzden bir an önce bu ekolden vazgeçip sadece "yumurta kapıya dayanınca" değil maçın başından itibaren baskılı oynamalıyız.
Bugünkü maça dönecek olursak genel olarak milli takımın iyi bir performans sergilediğini söylebiliriz.Özelikle Arda önderliğinde ki orta sahamız Breziilya'ya bile taş çıkarır cinsten oynadı.Arda-Tuncay-Emre üçlüsü İniest-Xavi-Messi üçlüsü gibiyldiler bu aksam.
Artık tek dileğimiz bu oyunu ( savunma biraz daha iyi olabilir ) bosna karşısında da sürdürüp farkı 1 indirmek ve elimizi açıp diğer maçlar için dua etmek olacak

3 Eylül 2009 Perşembe

CHELSEA'YA 2011'E KADAR TRANSFER YASAĞI


Transfer sezonlarının son yıllardaki en hareketli takımlarının başında gelen Chelsea 2010 yılında yurtiçi ve yurtdışından transfer yapamayacak.Cezanın gereçesi ise kadrosunda bulunan 18 yaşındaki fransız futbolcu GEAL KAKUTA.

İngili,z ekibi 2007 yılında Kakuta'yı fransız kulübü Lens'tan alarak kadrosuna katmıştı.Ancak Lens kulübü Chelsea'nın FIFA'ya yaptığı itirazın ardından bu transferin talimatlara uygun bir şekilde gerçekleştirilmediği ortaya çıktı.Fransız kulübü Chelsea'nın Kakuata'ın aklını çeldiğinin ve kendine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade etti.FIFA ingiliz kulübünü kontratı devam eden bir futbolcuyu sözleşmesini bozmaya teşvik etmekten suçlu bulurken,Chelsea fransız kulübü Lens'a 130 bin EURO'luk bir tazminat ödemeye mahkum edildi.

FIFA,bu hatalı transferde iki sezondur Chelse'de forma giyen Gael Kakuta'yı da cezalandırdı.Yapılan açıklamyaya göre 18 yaşındaki forvet dört ay futboldan men cezası alırken,eski kulübüne de 780 bin EURO ödemek zorunda.İngiliz kulübünün karara itiraz hakkı bulunuyor.Kakuta Chelsea'nın Şampiyonlar Ligi kadrosuna da alınmıştı.

1 Eylül 2009 Salı

OH BE SONUNDA BİTTİ !


2009-2010 Transfer sezonu şuan itibariyle bitti.
Son yılların en hareketli transfer sezonunu bu sene yaşadık.Sezonun açılmasından itibaren gerek yurt içi gerek ise yurt dısında birbirinden flaş transferler oldu.Transfer de Dünyanın en flaş takımı Real Madrid.C.Ronaldo,Kaka,Benzema gibi yıldızların yanı sıra bir çok kaliteli oyuncu alan ispanyol ekibi gibi gündemin ilk sırasında yer aldı.Yılın en büyükl takası ise Barcelona ile İnter arasında gerçekleşti.Barcelona İnter'den İbrahimovic'i alırken karşılığında 40 MİLYON EURO + Eto'nun bonservisi + Hlep'i kiralık olarak verdi.
Yurt içinde transferin kralı ise kuşkusuz Galatasaray.Sarı kırmızılılar kadrosuna Elano,Keıta,Leo Franco gibi yıldızların yanı sıra Mustafa Sarp ve Gökhan Zan gibi isimleri alarak Türkiye'de gündemin baş köşesine oturdu.
Ama artık şu saat itibariyle transfer sezonu kapandı.Buna en çok üzülen heralde gazeticiler olmuştur.Her gün bi takıma 3-5 futbolcu getiren gazetelerib su saatten itibaren sayfalarını nasıl dolduracağını merak ediyorum.