Subscribe Twitter

28 Haziran 2010 Pazartesi

Başladık mı ?


Fenerbahçe bugün yeni sezonun hazırlıklarına başladı ama kafada bir sürü soru işaretleriyle.Geçen sezonu facia bir şekilde ( konum olarak değil şekil olarak ) bitirdikten sonra bu sezeno bomna transferlerle girmeyi bekliyordu herkes.Galatasaray'ın elinden Stoch'u alarak iyi bir başlangıç yaptı aslında ama sonrası ...
İlk olarak amatör küme takımlarında bile yaşanmayacak Daum krizi yaşandı.Herkesin bildiği kimsenin yutmadığı basit bir oyun oynandı adeta.Tek sebep her ne kadar desteklesemde Aziz Yıldırımın inadı yüzün
den oldu, ta ki Zico'nun gönderilmesiyle başlayan bir inattı bu.Daum'a 4 milyon daha az vermek içindi bütün oyunlar,Güiza'ya göünü kırpmadan 14 milyon Euro veren başkan Fenerbahçe'yi kurtarmak için 4 milyon daha az vermek adınaydı bu oyunlar. Sonunda Daum gitti ve beklenen oldu takım artık Aykut Kocaman'a emanetti.Bugünkü idmanda dikkat ettiğim en büyük nokta takımın acayip neşeli olmasıydı,Kocaman geldiğini hissttirmişti takıma adeta,zaten Semih'in Daum'un gitmesinin ardından 2011'e kadar takımda kalması bunun göstergesi gibiydi.

İdmanda ki ilginç noktalar ise Guiza'nın çağırılmasına rağmen hazırlıklara gelmemesi ve Kazım'ın çalışmalara katılıp çok hırslı mücadele etmesi.Güiza'da galiba artık takımda istenmediğinin farkındadır ve büyük ihtimalle şuan da menajerinin seferber etmiştir Türkiye'den ayrılmak için.Kazım'ın durumu ise ilginç oda Daum'un gidişini fırsat bilmiş diye düşünüyorum ama açıkçası gelmesine sevindim kanat ve zaman zaman forvet oynayacak adama ihtiyacımız var ve bunu en iyi doldurakaca adamlardan biridir Kazım. Bütün bunlara rağmen artık gelecek yılın hazırlıkları başladı,yönetimin Aykut Kocaman'ın bilgisi dahilinde en az 3-4 transfer yapmaları şart tabi gerekli yerlere gerekli adamları almak şartıyla.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Futbolun Tanrısı Başlıyor !

Sadece 2 gün kaldı gerçek futbolun,gerçek heyecanın,futbolun atar damarının yani DÜNYA KUPASI'nın başlamasına.
Turnuva yaklaştıkça yıldızların bir bir sakatlanması biraz moralleri bozdu ama şu an kupada ki oyuncular bile sabırsızlanmamızı sağlıyor.Kuşkusuz turnuvanın en merakla beklenen takımı Messi'li Arjantin.Tangocuların bu kadar merak edilmesinin iki nedeni var ; birincisi Maradonanın oynadığı zamanlarda Dünya Kupasını kazandırdığı Arjantin'e bu sefer kenardan yine aynı başarıyı sergileyebilecekmi, ikincisi de Maradına'nın velihatı olarak gösterilen Messi'nin Maradona gibi Arjantin'e kupa kazandırıp tangocuların efsaneleri arasına girecekmi.
Arjantin ayrıca benim kupayı kazanacağını düşündüğüm takım ama kesinlikle istediğim takım değil.Ben her turnuva olduğu gibi fransızlardan yanayım ta ki Henry Fransa milli takımını bırakana kadar.
Dünya kupası deyip te Brezilya'ya değinmemek ayıp olur. Ama sambacılar bu sefer geçmiş turnuvalar kadar adından söz ettirmiyor.Özelikle Pato ve Ronaldınho'nun Dunga tarafından Afrika'ya çağırılmaması beinm gibi birçok kişinin Brezilya'ya olan sempatimi azalttı.
İspnya'ya değinmeden de geçemiyeceğim.Kuşkusuz EURO 2008'de oynadıkları futbolla şu an tartışmasız en iyi olduklarını gösterdiler.Özelikle başta yapışık ikizler Xavi-İniesta olmak üzere oyuncular arasındaki koordinasyonu en iyi sağlayan ekip.
İngiltere var bide ; hersene favori olarak gelip sessiz sedasız elenirler.Euro 2008'de olmamaları onların bu turnuvaya olan isteklerini artıyor.
Bir nevi Dünya Kupası panaroması yaptım, kısacası favorim Arjantin ama istediğim takım Henry'li Fransa.Bu arada şu an fark ettim ki her turnuva da en az çeyrek final oynayan Almanya'dan bahsetmedim.Etrafımda da Dünya Kupası muhabeti yaparken kimseninde panzerlerden bahsetmediğini fark ettim.Galiba bu sene de tıpkı 2002'de final oynadıkları, 2006'da yarı final oynadıkları 2008'de final oynadıkları gibi yine sessiz sedasız ilerleyecekler.Kim bilir belki bu sefer kupayı ülkelerine götürürler.