
Maça son gün kara verdim gitmeye,hem hava soğuk hem de maçı TRT veriyor.Ama bi yandan da 2 aydır stada gitmemenin verdiği bir açlık vardı; futbolcuları,tezahürtları,stad önündeki at etini ! özlemiştim.Stada girdiğimde omuz omuza tezahüratıında 3. saniyeye gelinmişti ( malum istanbul trafiği).
Maç başladıktan sonra "iyi ki gelmişim" dedim.Sahada her yere çok iyi dağılan,top rakipteyken tam saha pres yapan,topu kaptığında da ileride çabuk çoğalan bir Fenerbahçe vardı sahada.Bir de bunun üstüne ard arda 2 gol gelince tribünde şov başladı.Derbi maçları bi kenara koyuyorum son yıllarda bi anadolu maçında daha önce tribünlerin bu kadar istekli,bu kadar takımını ateşlediğini görmedim."90 dakika susmadılar" klişesini kullandırtmak zorunda kaldılar.Özelikle ikinci yarıda kar şiddetini artırınca 45 bin kişi (tahmini bi rakamdır gidip saymadım yani) aynı anda atkıları kaldırıp "beraber yürüdük biz bu yollarda" ve "bir şarkısın sen" şarkılarını söylediğinde tüylerimin kabardığına bizzat şahid oldum.

Yani herşey iyi gidiyordu galibiyet deseniz var,güzel oyun (evren göz'e saygılarımla) deseniz var,taraftar desteği deseniz üst seviyedeydi,bu kadar güzelliğin yanına illa sıkıcı bişey olacakya,maçın 35.dk'sında Uğur Boral'ın aldığı darbe tam 5 ayına mal oldu.Roberto Carlos'un gitmesi ile sol kanatta Andre Santos ile iyi bi ikili oluşturmuşlardı Sivas maçında,üstüne birde iki gol atınca bütün bi hafta herkez Uğru konuşmuştu tıpki Sevilla maçında olduğu gibi.Uğur 2 sene sonra ilk defa böyle oynamışken,Daum'dan yeniden formayı alıp umut vermişken her ne kadar inanmasamda NAZAR MI ACABA ? demekten kendimi alamıyorum

0 yorum:
Yorum Gönder